
Karşılıksız çek için hapis cezası uygulamasından vazgeçilmesi yönünde başlatılan çalışmalar iş dünyasını rahatsız etti. HÜRSİAD Başkanı Sarıcı, “Hapis cezasının kaldırılması, ticari hayata sekte vurur, ekonomik ve sosyal barışı bozar, ticari canlılığı yok eder” dedi.
Hür Sanayiciler ve İşadamları Derneği (HÜRSİAD) Başkanı Yusuf Sarıcı, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Çin’den, bir bildiri yayınladı. Bildirisinde; 5941 sayılı Çek Kanunu’nda, karşılıksız çekler için öngörülen hapis cezasının kaldırılması yönünde başlatılan çalışmaların, meclis gündemine kadar geldiğine dikkat çeken Başkan Yusuf Sarıcı, “Ekonomik suçlara ekonomik ceza gerekçesi ile gündemleştirilen bu konu üzerinde tekrar tekrar düşünülmesi gerekir. Ticari hayatta yoğun olarak kullanılan çek, tıpkı para gibi likitide aracıdır. Paradan sonra ticari hayatın en önemli tedavül aracı çek, özel ve hassas bir konum ihtiva etmesi nedeniyle yasama çalışmalarında ayrı bir çalışmaya ve düzenlemeye layık görülmüştür. Hukuk ve yargılama faaliyetlerinde çek üzerinde özenle durulmuştur” dedi. Ön gördüğü yaptırımlar nedeniyle çekin, ticari hayatın en önemli aracı olduğuna işaret eden Başkan Sarıcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:
HAPİS CEZASI KARARI SÜRMELİ
“Çek, ekonomik canlılığa katkıda bulunur. Ticari hayatı zinde ve güvende tutar. Ticari canlılık, ekonomik kalkınmayı ve sosyal barışı sağlar. Bu kadar önemli bir piyasa aracı olan çek ile ilgili düzenlemeler, aynı zamanda kamu düzeni ile yakından alakalıdır. Kamu düzeni, ancak kamu otoritesinin etkinliği ve etkililiği ile sağlanır. Bu bağlamda karşılıksız çek için öngörülen yaptırımlar etkili olmak zorundadır. Karşılıksız çek için öngörülen hapis cezası, son derece isabetli bir düzenlemedir. Karşılıksız çekler için getirilen hapis cezasının kaldırılması, ticari hayata sekte vurur, ekonomik ve sosyal barışı bozar, ticari canlılığı yok eder. Bu anlamda kamu düzeni ile yakından alakalı olan Çek Kanunu’ndaki mevcut yaptırımlara aykırı düzenleme girişimleri hukuki olmayacağı gibi makul da olmayacaktır.
HER ŞEY BORÇLU LEHİNE
HÜRSİAD Başkanı Yusuf Sarıcı; özel bir konumda olması nedeniyle ayrı bir düzenlemeye layık görülen çek ile ilgili yaptırımların, her ne kadar İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmemiş ise de; öngördüğü amaç, sonuç ve yaptırımlar bakımından bir cebri icra yaptırımı olduğunu da ifade etti. Sarıcı, “İcra organı diğer bir ifade ile cebri icra, kamu düzenini sağlamaktadır. Genelin menfaati, kamu düzenini sağlayan temel ilkedir. Bunun merkezinde hak kavramı oturmaktadır. Hakkı önceleyen, hakkı koruyan bütün düzenlemeler kamu düzenini korumayı sağlayan düzenlemelerdir. Çek Kanunu’ndaki düzenlemeler de kamu düzenini korumaktadır. Gün geçtikçe cebri icranın etkinliğini zayıflatan düzenlemeler yapılmaktadır. Emeklilerin maaşlarının haczedilmemesi, mal beyanı, taahhüdü ihlal gibi cebri icranın etkinliğini artıran ek yaptırımlar ve çek yasasındaki menfi düzenlemeler cebri icranın etkinliğini zayıflatmıştır. Borçlu lehine düzenlemeler adeta hukukun kuralı haline getirilmiştir” dedi. Cebri icranın etkin bir şekilde yürütülmesinin zorunluluğuna işaret eden HÜRSİAD Başkanı Yusuf Sarıcı, şöyle devam etti:
ALACAĞINI ALAMAYAN MAFYAYA BAŞVURUR
“Cebri icranın etkin ve etkili bir şekilde yürütülmesi kamu düzenini sağlamaya yöneliktir. Kamu düzeninin sağlanması ve kamu otoritesinin korunması ancak etkin ve etkili bir cebri icra ile mümkündür. Aksi takdirde alacağına icra mekanizması ile yani kamu otoritesi aracılığıyla kavuşmayanlar, illegal yolara çek senet mafyası gibi örgütlere başvurma yolunu tercih etmek zorunda kalırlar. Bu durum ise “sosyal barışı” herhal ve cihette bozmuştur ve bozacaktır. Ayrıca borçlunun malları ve alacakları üzerinde cebri icra yoluyla alacağına kavuşamayanlar, oluşan bu güvensiz ortam nedeniyle ticari ve insani ilişki gerçekleştirmekten kaçınırlar. Bu da ekonomik hayatın bitmesine neden olur. Alacağını etkili bir icra mekanizması ile kavuşamayanlar, bir noktadan sonra ticari hayatlarını sonlandıracaklardır. Bu durumda da ekonomimiz kaybeder, ülkemiz kaybeder, huzur ve refah yok olur. İnsani ve ticari ilişkinin bitmesi ile de ‘kamu düzen’ bozulur ve ‘kamu otoritesi’ sarsılır.”
ALACAKLARININ MENFAATİ GÖZETİLMELİ
Kamu düzeninin ancak; alacaklı ile borçlu menfaati karşı karşıya geldiğinde, alacaklı borçlu dengesinin alacaklı yararına üstünlük tanımakla sağlanabileceğini kaydeden Yusuf Sarıca, “Aksine borçlunun menfaatine üstünlük tanımakla kamu düzeni sağlanmaz. Kamu düzenin sağlanması, kamu otoritesinin korunması toplumun refah, huzur ve güvenliğinin sağlanması ile ancak mümkündür. Toplumun huzur ve güvenliğinin sağlanması, Anayasamızın 5. Maddesi’ne göre devletin temel amaç ve görevlerindendir. Alacaklı ile borçlu arasında, yasayla gözetilmesi gereken denge, borcun ödenmesi hususunun borçlunun arzu ve takdirine bırakılmayıp, cebri icra güvenceleri ile alacaklı yararına takdir edilmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları ve yargısal içtihatler bu yöndedir. Karşılıksız çeke bağlanan hapis cezasının kaldırılması, alacaklı ile borçlu arasındaki yukarıda zikredilen dengeyi bozacak, genelin menfaatini zedeleyecektir” dedi. Çek Kanunu’nda yapılması planlanan bu değişikliğin; borçluların ekonomik ve sosyal hayatını korumaktan öte, kamu düzenini bozacağına dikkat çeken HÜRSİAD Başkanı Yusuf Sarıcı, şunları da söyledi:
ANAYASA VE AİHS’YE AYKIRIDIR
“Zira borçlu ile alacaklı dengesi borçlu lehine bozulduğunda kamu düzeni bozulmuş olacaktır. Korunmaya değer olan, haklı olan, alacaklının menfaatidir. Kamu vicdanına uygun olan da budur. Böyle bir çalışmanın kanunlaşması halinde, hak kaybına uğrayan, mağdur olan ve alacağını alabileceği en önemli yollardan birinden mahrum kalan, alacaklı olacaktır. Burada genelin menfaatinin korunması ve kamu düzeninin sürekliliğinin sağlanabilmesi esas olmalıdır. Mevcut düzenlemeler, kamu düzenini korumakta olup, sosyal adalet ilkesi göz önünde bulundurulmaktadır. Buna aykırı düzenlemeler, alacaklı borçlu dengesini borçlu lehine bozacaktır ve bozmuştur da. Borçlanma özendirilecek, cebri icranın etkinliğinin zayıflaması ile birlikte, borç ödememe alışkanlık haline gelecektir. Bu durum aynı zamanda sosyal adalet ilkesini de zedelemektedir. Esas olan, hakkaniyete, adalete, sosyal barışa uygun düzenlemeler yapmaktır. Böyle bir çalışma Anayasa’ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırıdır. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlar iyi incelenmelidir.
HÜRSİAD’dan İşadamlarına “Etkili Liderlik” Semineri
Türk işadamları afrika ülkelerine çıkarma yapacak
Star Gazetesi: İhracatçı fabrikası gibi dernek
HÜRSİAD’tan ATO başkanı Salih BEZCİ’ye taziye ziyareti
KİAD Yönetimi HÜRSİAD’ı ziyaret etti
ANFED Genel Kurulu Yapıldı
UR-GE ( Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi) Projesi Semineri
Pakistan Büyükelçisi HÜRSİAD’ı ziyaret etti
HÜRSİAD’ta İş Sağlığı ve Güvenliği Semineri birinci programı yapıldı
HÜRSİAD işadamlarıyla Afrika gezisine katıldı.
